antalyahayat Sahil Yapı Denetim
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
Hayat Dergisi

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Graf Tasarım
Karagöz Yapı Denetim
Emin Özen1
Lösev
Son Çağ Yapı Denetim
Av. Sara Küçükaydın
Ümit Uysal
RÖPORTAJ: Onur Dershanesi

RÖPORTAJ: Onur Dershanesi

Tarih 13 Eylül 2011, 12:38 Editör

Onur Dershanesi 2002 yılında Nesrin Demir ve Seher Budak tarafından faaliyetine başlamıştır. Açık Öğretim, İngilizce, Almanca ve Rusça kursları ile hizmet verirken 2003' de KPSS-SMMM kurslarıyla alanını genişletmiştir.

Onur bir basamaktır. Nerede duracağına kişi karar verir..

Onur Dershanesi ne zaman kim tarafından kuruldu?
Onur Dershanesi 2002 yılında Nesrin Demir ve Seher Budak tarafından faaliyetine başlamıştır. Açık Öğretim, İngilizce, Almanca ve Rusça kursları ile hizmet verirken 2003' de KPSS-SMMM kurslarıyla alanını genişletmiştir. Sağladığı yüksek başarıları, Uzman Öğretmen kadrosu ve özverili personelinden kaynaklanmaktadır. 2004’den itibaren ek bir bina ile verimliliğini daha da artırmıştır. Yeniliklerine 2005 senesi itibariyle ilköğretim 
(4.5.6.7 ve 8. sınıf ) ve Üniversite Hazırlık Kurslarını da ilave ederek işlevini sürdürmektedir.

Sınıf mevcutları/öğretmen sayısı?

Dershanelerimiz 17’şer kişiliktir. Onlarca aprofosyenel, alanınında uzmanlaşmış ekiple hizmetimiz sürmektedir. Yabancı dil sınıflarındaki sayımız sınıflarımız da 15’er kişiliktir. Diğerlerin de ise, emsallerimizden çok daha az sayıda öğrenciye hizmet vermekteyiz. Ayrıca etütlerimiz birebir olarak devam etmektedir. 

Onur Dershanesi hep ilklerle bilinir bu konuda neler söylemek istersiniz?
İhtiyaca binaen olmayanı düşünerek, ilk adımın kararlılığı başarının anahtarıdır. Bu ilkleri sıralamak gerekirse; KPSS, İngilizce Öğretmenliği, Lisans Programı, Açık İlköğretim ve Açık Lise diye çizgilemek mümkündür. Bunun yanında, Denetmen, Uzman Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik kurslarının açılış öncülüğünü de biz yaptık. En son YGS-LYS kurslarımızda çalışan gündüz ve hafta sonu Gruplarına gelemeyen öğrenciler için akşam grupları açarak bir ilke daha imza attık. 

Hedefleriniz nelerdir?

Talebelerimizi önemsemek ilkelerimizin başında yer alır. Yakın çevremizden hareketle, önce ailemize, sonra mahallemize akabindeyse şehrimize, yani Antalya’mıza verimli insan yetiştirme ödeviyle onurlandığımızı belirtmekten kıvanç duyarız. Halkaların genişlemesiyle yelpazemizi başka şehirlere de yaymayı hedefliyoruz.

Sizde biliyorsunuz ki çok fazla sistem değişti. LGS, LYS, KPSS ve diğerleri, bu sınavlara bakış açınız nasıl?

Ülkemizdeki özel okul ve dershaneler ihtiyaç sonrası vücuda gelmiştir. “Göl kıyısına havuz yaptırmak” abesle iştigaldir elbette. Hiç kimse emek ve parasını suya atmaz. Kanunlarımızın yasadışılığa müsamahasızlığını bilmemek gaflettir. Bundan dolayı açığın istihdamında bizim gibi özel kuruluşlar görev almışlardır. Ancak sınavlarda dallar ayrıştırılmalı, herkes kulvarlarına göre yarıştırılmalıdır. Branş farklılıkları göz önünde tutularak uygulama yapılırsa, kargaşa ve eşitsizlik önlenmiş olur. Yetiştiği dalın haricinde görevlendirilenin ne kendisine ne de işine yararı dokunur zaten. Yani ”Gönülsüz aş, ya karın ağrıtır ya da baş”. Ortak noktalar birleştirilirken branşlara göre imtihan yapılmalıdır. Tabiri caizse;” Tornacıdan urbacı, baytardan da muallim olursa vay gele bu milletin başına” Atatürk ilke ve inkılâpları gibi örtüşenleri bir yana tutarsak, aritmetik dersi almamışların matematikten sorgulanması bana göre yanlıştır. Kişilerin ölçütlerinin adil çerçevede olmasını düşünüyorum. Bu sebepten dolayı dershaneler açılmak durumunda kalmıştır. Ayrıca son zamanlarda ki şifre olayları bütün gençlerimizi motivasyonlarını düşürdüğü gibi şüpheciliklerini de tetiklemiştir.

Peki, size göre sistem ne olmalı?

Her öğrenciye eşitlik tanınmalıdır. Herhangi bir meslek lisesi mezunu doktor olabilmelidir. Sistemin sürekli değişkenliği endişeyle korkuyu getirmektedir. Gençlerimiz artık sistemden tam emin değiller. 

Dershaneleri para tuzağı olarak görüyorlar…
Arz talep meselesi yaşamın parçasıdır. Ayrıca özelleşme hizmette yarışı getirir. İnsanın yararına olanlar sıradışılık değildir. Rekabet kaliteyi artırır. Elbette ki yapılanın iyi veya kötü karşılığı vardır. Ama haksız lokma boğazdan zor aşar, diyelim ki o da oldu, bu sefer de hazmı olmaz. Devlet kontrolündeki tüm dershaneleri böyle bir kategoride görmenin haksızlık olacağını düşünüyorum. Kimse parayı süpürmüyor. Ebeveynlerin öpmeye kıyamadıkları yavrularını, istikbalde daha iyi bir yer ve konumda görme çabasından başka ne olabilir ki! 
Sistem değişmediği sürece dershaneler olmalıdır. Biz öğrencilerimizle bire bir psikolojik problemlerine kadar ilgileniyoruz. Ayrıca; “dolu testiye katre sığmaz”. 

Bir dönem bir siyasetçi dershanelerin kapatılsın demişti…

Dershaneler hükümetimizin onayladığı kuruluşlardır. İzin dahilinde ki faaliyetleri “politik yanlışlık” olarak deklare etmek, kurucu ve kuruluşlara kan kaybettirmekten başka ne yarar sağlar ki. Dershanelere ihtiyaç duymamak için, eğitim sistemimizde yenişleştirmelerin yerinde olacağı kanısındayım. Kapatılmanın ötesinde kalite ve verimin artması için Devletin destek olması kanaatindeyim. Çünkü binlerce insana iş imkanı sağlıyoruz, bire bir ilgileniyoruz, başarının artmasını ve eğitim standardının yükselmesindeki rolümüzün ehemmiyetinin farkındayız.

Eğitimci yetiştirme sistemi hakkında neler söyleyeceksiniz?
Eğitim Fakülteleri, Öğretmen ya da Dil Edebiyat Fakültelerinde uzman yönetici olarak yetişiyorlar. Okul ve talebeyle yüzyüzelikten habersiz öğretmen adayları atamalara tabi tutulduğunda olay kopuyor işte. Yani “acemi nalbant” deyimiyle başbaşalık. Halbuki Köy Enstitüleri ve Kapatılan Öğretmen Okullarında olduğu gibi, uygulamalı metotların tekrarı, bu acemilik ve yabancılığı bertaraf edecektir. Ne zaman 50 – 60 öğrencinin karşısına çıktığınızda bir takım şeyleri tecrübe ile yaşıyorsunuz. Bana göre Eğitim Fakülteleri, Öğretmen ya da Dil Edebiyat Fakültelerinin son sınıfa gelindiğinde pedagojik derslerinin yanı sıra öğretmenler gerçeklerle karşılaşabilecek durumlar konusunda eğitilmelidir.

Türkiye uygulanan dershane sistemi nasıl?
Dershanelerimiz çok iyi eğitim vermek istiyorlar, fakat destek göremiyorlar. Ayrıca haksız rekabet söz konusu. Hizmet kalitesini artırmak için kuruluşlarımızın kendi aralarında birlikteliği sağlamalıdırlar ki güçlü olsunlar. Bir diğer unsur ise dershanecilik hakkı ile yapılması gerekiyor, yani; “Sezar’ın hakkı Sezara”.

Okulların etüt vermesi…
Devletimiz destek gayesiyle, okullarda etüt verilmelidir. Ama kendi sınıf öğretmeni tarafından değil. Milyonlarca KPSS hazırlanan, atama bekleyen ve değerlendirilmeye düşleyen gencimiz var. Talepliler arasındaki elemeler sonrası, sözleşmeli “ Etüt Belletmenleri” vazifelendirilmesini varsaymaktayım. Velilere muhataplığımızda kesinlikle etüdü önermekteyiz. Zira yatılı okulların başarısında “ kontrollü etütlerin” yeri yadsınamaz.

Öğrenci ve velilere mesajınız.
Velinin eğer gücü yetiyorsa mutlaka öğrenciyi dershaneyle desteklemelidir. Ve buna 5 – 6- 7 sınıfta başlamaları daha sağlıklı olur. Dershaneye gerek yok, para tuzağı gibi dürtmeleri kabul etmiyorum. Maddiyatın ötesinde burada öğretmenler çalışıyor. Sisteme bakarak hareket etmek yanılgıyı getirir. Duyarlılık ve hassasiyet geleceği teminatlar. Bundan dolayı ebeveynler çocuklarını dershanelere yazdırmadan öte ek derslerle takviyelesinler. Eğitimin zararı olmaz.

İLKLERİ YAPABİLMEK, DÜŞÜNEN BEYİN OLMAK, BAŞARI ve BÜYÜMEYİ GETİRİR.

   

Bu haber 17982 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Röportajlar

RÖPORTAJ: Lösemili Çocuklar Vakfı

RÖPORTAJ: Lösemili Çocuklar Vakfı LÖSEV Lösemili Çocuklar Vakıf, 1998 senesinde bir avuç idealist insanla birlikte kuruldu.

RÖPORTAJ: Faruk Ünver

RÖPORTAJ: Faruk Ünver Uşak'ta 1967 yılında doğmuşum. 6 yaşında trafik kazasından sonra, kekemelik hayatım başladı.
Şahika Öner
Ramazan Bayramını karşılarken! Şahika Öner
Harika Ören
Al Yazma Anıtı ve Meriç Hızal Harika Ören
Mahmut Koçak
Fitre ve zekât zamanı geldi Mahmut Koçak
Dicle Han Meto
Tadım tuzum kalmadı... Dicle Han Meto
Av. Aycan Demir
SORUMLULUK SİGORTALARINDA ZARAR GÖRENİN DOĞRUDAN DAVA HAKKI ( TTK m. 1478 ) Av. Aycan Demir
H.İbrahim Sezen
Antalya cennetini korumak H.İbrahim Sezen
Recep Akkaya
Halk Aç Ne Yiyecek.? Recep Akkaya
Afife Demirtaş
"Tavukla aran nasıl?" Afife Demirtaş
Aynur Eryılmaz
Biri: "anı'mı yaşa!" dedi.. Aynur Eryılmaz
İlham Rahimov
2014 Temmuz ayı burc yorumları İlham Rahimov
M. Ozan Uzkut
Hekime şiddetin nedenleri M. Ozan Uzkut
Yusuf Özcan
Eyup sabrı / Nemrut hırsı Yusuf Özcan
Cem Aytekin
Trafik ve Motor Cem Aytekin
Bülent Dokuzluo
Biraz da Ekonomi Bülent Dokuzluo
Yıldız Can
Yalniz ruhlu kadınlar Yıldız Can
İrfan Varol
Yapı denetim sistemi maalesef rayına oturtulmadı İrfan Varol
Av. İsa Çelik
300 PARSEL VE SAHİLDER... Av. İsa Çelik
Naci Baydar
EMEKLİ POLİS OLUNCA Naci Baydar
RÖPORTAJ: Lösemili Çocuklar Vakfı

ANKET

Antalya Hayat sitemizi nasıl buldunuz ?




Tüm Anketler

Sedir Restaurant
Jade Emlak
sahil yapı denetim
Sofram Restaurant
Corner Park
halilarat1
Halit Bozabalı
Acemoğlu
Özfer
CLK Akdeniz


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi